Dr. Erdi Yetkin’den Mutlak Butlan Kararı Üzerine Sert Eleştiriler: ‘Düşman Hukukundan Daha Kötü’

Dr. Erdi Yetkin’den Mutlak Butlan Kararı Üzerine Sert Eleştiriler: ‘Düşman Hukukundan Daha Kötü’
Dr. Erdi Yetkin'den Mutlak Butlan Kararı Üzerine Sert Eleştiriler: ‘Düşman Hukukundan Daha Kötü’

Ceza hukuku uzmanı Dr. Erdi Yetkin, Cumhuriyet gazetesine verdiği röportajda, mutlak butlan kararının hukuk ilkelerini tamamen göz ardı ettiğini belirtti ve bunun “düşman hukukundan daha vahim” olduğunu vurguladı. Dr. Yetkin, günümüzde sıkça gündeme gelen “düşman ceza hukuku” kavramını ele alarak, Türkiye’de bu tür bir hukukun uygulanıp uygulanmadığını değerlendirdi.

Düşman ceza hukuku, bir zamanlar Alman bir hukuk profesörü tarafından kaleme alınmış bir teoridir. Bu teori, cinsel suç failleri, terörist ve organize suç örgütü üyeleri gibi toplumun hukuk düzenine düşman olarak görülen bireyler için farklı bir hukuk uygulanabileceği fikrini öne sürer. İlk başta pek ilgi görmeyen bu makale, 11 Eylül saldırılarının ardından yeniden gündeme gelerek yaygınlık kazandı. Ancak Dr. Yetkin, bu teorinin Türkiye’deki mevcut yargılamaların dinamiklerini açıklamadığını savunuyor.

Türkiye’de düşmanlara yönelik özel bir hukuk olmadığını belirten Yetkin, mevcut hukukun dışına çıkan bazı yargılamaların arttığına dikkat çekti. Enis Berberoğlu, Osman Kavala, Can Atalay, Selahattin Demirtaş ve Tayfun Kahraman gibi davaların, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmamasıyla öne çıktığını ifade etti. Dr. Yetkin, 2022 yılında kaleme aldığı bir makalede Türkiye’nin “ikili devlet” yapısına doğru ilerlediğini belirtmişti ve bu dönemde kaydedilen gelişmelerin bu görüşü desteklediğini kaydetti.

İçişleri Bakanı’nın belirttiği gibi, AKP’li belediyelere yönelik soruşturmaların yoğunluğuna rağmen, sabah saatlerinde yapılan operasyonlar ve özel yaşamı ihlal eden görüntülerin olmaması, Türkiye’nin ikili devlet yapısını daha belirgin hale getiriyor. İkili devlet anlayışı, hukuk kurallarının bir yanda işlediği, diğer yanda ise siyasi kararların devreye girdiği bir durumu tanımlar. Bu kavram, Nazi Almanyası’ndaki uygulamalara benzer bir şekilde, belirli gruplara yasaların uygulanırken diğerlerine karşı politik bir yaklaşım sergilenmesini ifade eder.

Dr. Yetkin, Türkiye’de artık tekil olumsuz vakaların ötesine geçildiğini ve tutuklu yargılama ile telefon dinlemenin belirli bir şablon üzerinden yürütüldüğünü belirtti. Hukukun var olduğu, ancak belirli siyasi nedenlerle bazı kişilere uygulanmadığı durumların yaşandığını vurguladı. Bu, ceza muhakemelerinin politik amaçlarla yürütüldüğünü ve kararların da siyasi bir perspektiften verildiğini gösteriyor.

Son olarak, CHP’nin yönetim değişikliği sonrası gerçekleşen mutlak butlan kararının da ikili devlet teorisi ile ilintili olduğunu ifade eden Dr. Yetkin, çağdaş hukuk normlarının öncelikle hukuki güvenliği sağladığını, bu durumun da adalet arayışının gerisinde kalmasına neden olduğunu aktardı.