Trump’ın “nükleer toz” ifadesi uluslararası endişeleri artırdı! Uzmanlar uyarıyor

ABD ve İran arasındaki gerginlik sürerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın “nükleer toz” ifadesi, dünya genelinde büyük yankı uyandırdı. Trump’ın bu açıklaması, uluslararası güvenlik uzmanları arasında derin bir tartışma başlattı ve birçok soruyu gündeme getirdi.

Başkan Trump, İran’ın nükleer programının geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen hava saldırıları sonucunda ciddi şekilde tahrip olduğunu belirtti. Özellikle, İsfahan yakınlarındaki önemli bir nükleer tesisin hedef alınmasıyla beraber, depolanan nükleer materyalin büyük bir kısmının enkaza gömüldüğünü iddia etti. Trump, bu durumu tanımlarken, geriye kalan malzemeyi küçümseyici bir dille “nükleer toz” olarak nitelendirdi.

Ancak uzmanlar, Trump’ın “toz” olarak adlandırdığı maddenin teknik anlamda gerçeklikten uzak olduğunu vurguladı. Bu madde, aslında İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoğunu temsil ediyor. Bu uranyum, genellikle büyük silindirik tanklar içerisinde gaz formunda depolanıyor ve belirli koşullar altında katılaşabiliyor; son derece tehlikeli bir nükleer materyal olarak biliniyor.

Trump’ın işaret ettiği madde, İran’ın yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumunu kapsıyor ve bu oran, nükleer silah üretimi için gereken yaklaşık yüzde 90 saflık seviyesine oldukça yakın bir düzeyde kabul ediliyor. Bu nedenle, uluslararası topluluk açısından böyle bir zenginleştirme seviyesi ciddi bir alarm işareti olarak değerlendiriliyor.

New York Times’a göre, uranyumun bu seviyeye kadar zenginleştirilmesi, karmaşık ve uzun bir teknik süreç gerektiriyor. Doğal uranyum içindeki U-235 izotop oranı oldukça düşükken, zenginleştirme süreci, yüksek hızda dönen gaz santrifüjleri ile bu oranı artırmakta. Bu makineler, uranyum hekzaflorür gazını ayrıştırarak, daha yüksek oranda U-235 içeren bir ürün elde edilmesini sağlıyor.

Uzmanlar, elde edilen yüzde 60 zenginleştirilmiş uranyumun doğrudan nükleer silah yapımında kullanılmasa da, kolaylıkla daha yüksek seviyelere çıkartılabilecek bir ara aşama olduğunu belirtiyor. Bu nedenle, böyle stokların varlığını ‘geri dönüşü zor bir eşik’ olarak tanımlıyorlar.

Atlantik Konseyi’ndeki Scowcroft Strateji ve Güvenlik Merkezi’nin kıdemli direktörü Matthew Kroenig, Trump’ın “nükleer toz” ifadesini değerlendirerek, bunun Trump’ın alışılmış renkli konuşma tarzının bir yansıması olduğunu söyledi.

ABD’nin haziran ayında İran’a yönelik gerçekleştirdiği hava saldırılarında, İran’ın nükleer programı açısından kritik olan üç tesis hedef alınmıştı. Bu tesislerden birinin de yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun depolandığı önemli bir kompleks olduğu düşünülüyor. Uzmanlar, yapılan saldırının ardından bu materyalin büyük kısmının enkaz altında kalmış olabileceğini ifade ediyor.

Trump, Arizona’da yaptığı bir konuşmada “ABD tüm nükleer tozu alacak” diyerek, İran’ın nükleer materyallerini teslim etmeyi kabul ettiğini iddia etti. Ancak İran yönetimi bu açıklamayı yalanladı. Trump, ayrıca bu “tozun” ABD’nin B-2 bombardıman uçakları tarafından oluşturulduğunu ima ederek, teknik açıdan tartışmalı bir iddiada bulundu. Nükleer fizik ve silah teknolojileri alanında uzmanlar, bu açıklamaları gerçek dışı buluyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir