Yapay zeka insanların ‘daha az okumasına katkı’ sağlıyor
Özellikle son yıllarda ChatGPT ve Gemini gibi yapay zeka araçlarının günlük hayatın parçası haline gelmesiyle, bu teknolojinin bireylerin okuma alışkanlıklarına etkisi de tartışma konusu oluyor.
Uzmanlar, yapay zekanın tek başına okuma kültüründeki gerilemenin nedeni olmadığını ancak kullanıcıları giderek özet içeriklere yönlendirerek kitap okumaya ayrılan süreyi azalttığını, bunun da öğrenme, hafıza, dikkat ve derinlemesine anlama becerileri üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.
Yapay zeka, bireylerin daha az okumasına yol açıyor
Washington’daki American University’den dil bilimci ve yazar Susan Baron, yapay zeka özetlerinin kitap okumaya etkisini değerlendirdi.
Okumanın son 10 yılda büyük değişime uğradığını belirten Baron, her şeye rağmen fiziksel kitap okumanın daha iyi odaklanmayı ve öğrenmeyi sağladığını vurguladı.

Yapay zekanın okuma alışkanlıkları üzerindeki etkisine ilişkin Baron, “Yapay zeka, aslında insanların ‘ne kadar’ okuduğuna katkıda bulunuyor. ‘Katkı’ kelimesini özellikle kullandım çünkü insanların daha az okumasına katkı sağlıyor.” dedi.
Baron, okur sayısında son yıllarda ciddi düşüş olduğuna dikkati çekerek, “Ancak bu, yapay zeka ile başlamadı. Daha öncesinde zaten başlamıştı. Yapay zekayı tek başına suçlayamayız.” görüşünü paylaştı.
Yapay zekanın okurların kaçırmasına neden olduğu noktalar
Baron, bireylerin okuma alışkanlıklarını da gitgide dijitalleştirdiklerine işaret etti.
Baron, şunları söyledi:
Orijinal eserleri okumanın bize sağladığı faydalardan yararlanma fırsatını kaçırıyoruz oysa bu, pek çok fayda sağlıyor. Rahatlamanın kaynağı, stresin azaltılmasının bir yoludur. Başka dünyalara kaçmanın, başka yerlerde yaşayan ya da yaşamayan ya da hiç yaşamamış insanlarla özdeşleşmenin bir yoludur. Yapay zekaya çok bağlı kaldığımız için okumaya teşvikimizi kaybedersek tüm bunları kaçırmış oluruz.
Sosyal medyanın, özellikle de TikTok gibi kısa video platformlarının bireylerin odak süresini ciddi anlamda düşürdüğü uyarısında bulunan Baron, “Yapay zekanın buradaki etkisini direkt görmüyoruz ancak örneğin yapay zekanın bize önerdikleri ya da yapay zeka ile yapılan videolar dikkat süremizi ciddi oranda düşürüyor.” görüşünü paylaştı.
Yapay zekanın okumanın sonunu getirip getirmediğine ilişkin soru üzerine Baron, “Bence yapay zeka, okumanın sonunu hazırlamıyor ama okumanın kısaltılmasına, daralmasına ya da okumaya verdiğimiz değerin azalmasına yol açıyor.” dedi.
Yapay zeka ile okumak, zihnimizde daha az gerçeğin barınmasına yol açıyor
Virginia Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden Daniel Willingham da daha önce kişilerin Google’ın bireylere sağladığı seçeneklere bağlı kalmamaları konusunda tavsiyelerde bulunduğunu belirterek, “Şimdi artık web sitelerine bile bakmıyoruz. Aramalarımızın üçte ikisinde Gemini yapay zekasının sorumuza yanıtını kabul ediyoruz. Bu, daha da endişe verici çünkü tam olarak kaynağın ne olduğunu bile bilmiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yapay zekanın bireyleri orijinal kaynaklardan ziyade daha çok özetleri okumaya yönlendirdiğine dikkati çeken Willingham, bilişsel olarak bunun iki sonucunun bulunduğunu anlattı.

Willingham, “Bunlardan birinci sonuç zihnimizde daha az gerçeğin barınacak olması, böyle bir durumun ortaya çıkacağını öngörmemizin nedeni ise hafızanın bir şey üzerine düşünmenin sonucu olmasıdır. Bu nedenle okumaya daha az zaman harcamak, idrak etmeye yönelik bir tehdittir. Okumaya ne kadar az zaman harcarsanız zihninizde o kadar az hatıra olur.” dedi.
İkinci sonucun ise gerçeğe yönelik tehdit olduğunu belirten Willingham, “Yapay zekanın, birçok farklı kaynağı okuması, önde gelen kanıtları incelemesi ve neyin daha inanılabilir olduğuna karar vermesine izin verirsem ki şu an bunu yapıyoruz, ben daha az şey görmüş olurum. Bu da tabii ki öğrenmeye ciddi bir tehdit.” diye konuştu.
Bireylerin okuma üzerine daha az vakit harcamasının nedeni tek başına yapay zeka değil
Willingham, kitabın kendisini okumakla yapay zeka özetini okumanın da aynı şey olmadığını vurgulayarak, “Bir roman üzerine düşünmek, birkaç hafta karakterlerle zaman geçirmek, bu karakterler üzerine düşünmek, yazarın bakış açısını anlamak, 15 dakikalık yapay zeka özetini okumakla tabii ki aynı şey değil.” görüşünü paylaştı.
Bireylerin 25 yıl öncesine göre daha az kitap okuduklarına işaret eden Willingham, “İnsanların okuma üzerine daha az vakit harcamasının nedeni tek başına yapay zeka değil aynı zamanda videolu içerikler gibi dijital medya içerikleri.” değerlendirmesinde bulundu.
The post Yapay zeka insanların ‘daha az okumasına katkı’ sağlıyor first appeared on Kilis Egitim.