Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu, “Gazze’de İşkence ve İnsanlık Dışı Muamele” başlıklı 140 sayfalık tematik raporu kamuoyuna sundu. Bu rapor, İsrail’in Gazze’de ve cezaevlerinde Filistinlilere yönelik uygulamalarına dair Birleşmiş Milletler raporları, uluslararası mahkeme kararları, insan hakları örgütleri ve İsrailli sivil toplum kuruluşlarının belgeleri ile tutuklu tanıklıklarını içeriyor.
Rapor, “Gazze Soykırımı” konusundaki çalışmalara dayanak olarak Birleşmiş Milletler kuruluşlarının raporları, BM Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi kararları ile BM İnsan Hakları Konseyi, UNICEF, DSÖ, WFP ve UNRWA temsilcilerinin açıklamalarını gösteriyor. Ayrıca, Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail’in soykırım suçlamalarıyla ilgili tedbir kararları ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında verdiği tutuklama kararlarına da atıfta bulunuluyor.
Raporda, 7 Ekim 2023 sonrası dönemde, Amnesty International, Human Rights Watch, Sınır Tanımayan Doktorlar ve Save The Children gibi birçok uluslararası kuruluşun, İsrail’in “soykırım suçu” işlediği yönündeki raporları yer alıyor. Ayrıca, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi’nin 2025 itibarıyla yaşananları daha net bir şekilde ele almaya başladığı ifade ediliyor.
Kamu Denetçiliği Kurumu, daha önce “Dünyanın En Büyük Açık Hava Hapishanesinden Dünyanın En Büyük Çocuk Mezarlığına” başlıklı bir rapor yayınladı. Bu raporda, 2024 yılı itibarıyla yaşananların “soykırım” olarak değerlendirildiği belirtiliyor. “Gazze’de Kadın Olmak”, “Gazze’de Çocuk Olmak”, “Gazze’de Sağlık Çalışanı Olmak” gibi başlıklarla devam eden tematik raporların da yayımlandığı vurgulanıyor.
Raporda, uluslararası insancıl hukuk çerçevesinde işkence ve kötü muamenin kesinlikle yasaklandığı belirtiliyor. Cenevre Sözleşmeleri’ne Ek I No’lu Protokol’ün 75. maddesi gereği, silahlı çatışmalar sırasında gözaltına alınan kişilerin hakları ve keyfi gözaltı uygulamalarının hukuka aykırı olduğu ifade ediliyor. Ayrıca, Roma Statüsü’nde yer alan insanlığa karşı suçlar arasında sistematik işkence, cinsel şiddet ve keyfi hapsetme eylemleri de ayrıntılı olarak ele alınıyor.
7 Ekim sonrası dönemde, İsrail cezaevlerinde bulunan Filistinlilere dair istatistikler de raporda yer alıyor. 1967 yılından bu yana İsrail’in 800 binden fazla Filistinliyi gözaltına aldığı, 7 Ekim 2023 öncesinde ise cezaevlerinde 180 çocuk ve 37 kadın ile toplamda 5 bin 250 Filistinlinin bulunduğu ifade ediliyor. 7 Ekim sonrasında tutuklu sayısının hızla arttığı, binlerce Gazzeli işçinin gözaltına alındığı ve haftalarca tutulduğu bilgisi de paylaşılmıştır.

